Wreck-It Ralph

0
984

2012’nin en iyi animasyonlarından biri olan Wreck-It Ralph, bir Arcade oyun galerisinde geçiyor. Fix it Felix, Jr. oyununun kötüsü olduğu için sevilmeyen yalnız bir karakterin, 30 yılın sonunda bu yalnızlıktan sıkılıp, kendini kabul ettirme ve sevdirme çabasını anlatıyor.

Bir nevi Toy Story hissi yaşatan filmde, oyun salonu kapandığında oyun karakterleri çalışmayı bırakıp kendi dünyalarına dönüyorlar, hatta birbirlerinin oyunlarını ziyaret edebiliyorlar. Filmin en iyi sahnelerinden biri, Anonymous Bads’e (Anonymous Alcoholics’e atıfta bulunarak) katılan ana karakterimiz Ralph’in yaşadıklarını dinleyip ona empati duymamızı sağlayan başlangıcı. Sonrasında Ralph’in kendini kanıtlama çabası içerisinde başka bir oyuna girip madalya almaya çalışması sonucunda ortalığı karıştırıp kendini Sugar Rush adlı yarış oyununda buluyor. Bu sayede filmin bir diğer sevimli ama diğerlerinden farklı karakteri olan Vanellope ile tanışıyoruz. Vanellope animasyonların kullanmayı çok sevdiği, hafif sinir bozucu ama film ilerledikçe kendisini bize sevdiren küçük kız karakter. Animasyonların neredeyse olmazsa olmazı. Bu defaki karakterimizin bir kod hatası var ve bu yüzden de kendi oyununda dışlanıyor, Ralph gibi kendisini kabul ettirebilmek için, yarışı bir defa olsun kazanması gerektiğine inanıyor. Tabii ki, bu olaylar sonucunda iki sorunlu ama kendisini sevdiren karakter, güçlerini birleştiriyor, bize de kendilerini oldukları gibi sevmeyi öğrenme yolculuklarını heyecanla izlemek düşüyor.

Film asıl hedef kitlesi olan çocuklara gayet uygun bir animasyon iken, film boyunca yaptığı harika göndermeler ile animasyon sever büyüklere de selam ediyor, böylece de herkesin kalbini kazanıyor 🙂 Tabii bu film esnasında Pac-Man, Street Fighter, Diablo, Mortal Combat gibi Arcade oyunlarına müthiş göndermeler var. Bir çok farklı Arcade oyun karakteri ile süslenerek, filmdeki deyişle “retro” bir hava da yakalamayı başarıyor. Bence bir Up ya da Wall-E değil, ama sonunda onlar gibi mutluluk doldurmayı başarıyor insanın içini.

Ben pek sevdim filmi, günü yüzünüzde bir gülümseme ile bitirmek için birebir.

DEĞERLENDİRME
Yazarın Notu
PAYLAŞ
Önceki İçerikThe Bride of Frankenstein
Sonraki İçerikThe Place Beyond The Pines
Sinema ve kitap tutkunu bir dijital dünya insanı. Konuşmayı, anlatmayı çok sevdiği için başladığı bloggerlık yolculuğunda sinema maceralarını Tarçınlı Kahve üzerinde paylaşıyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here