The Lone Ranger

0
1625

Yerden yere vurulmasına anlam veremediğim bir film The Lone Ranger. Bunun iki sebebi olabilir, yeni bir Karayip Korsanları beklentisi ile izlemedim, bir de The Lone Ranger’ın aslı nasıldır, nasıl bir uyarlama, hiç bir fikrim yok. Bu yaklaşım ile izleyeceklere onları nelerin beklediğini anlatabilirim ama.

Bir çizgi roman olan The Lone Ranger’ın doğuşunu dinliyoruz hikayenin kahramanlarından olan Tonto’dan. Maske takmak için fazla yakışıklı olan Armie Hammer’ın oynadığı kanuna ölesiye bağlı savcı John Reid, adaletsiz dünya ile yüzleşip, gerçek adalet adına kanun dışı bir kahramana dönüşüyor. Bu macerayı bize anlatan yol arkadaşı egzantrik kızılderili Tonto’yu ise Johnny Depp oyunuyor. İster istemez Jack Sparrow esintileri taşıyan Tonto sonrası Johnny Depp’i gerçekten aşırı egzantrik olmayan bir karakterde görmek istediğimi hissettim. Bu filmi kötü etkilemiyor elbet, filme komedi malzemesi sağlayan yine kendisi olmuş.

Lone-Ranger-Sunday-movie

Çok uzun uzun laflar etmeyeceğim, film tam bir kafa dağıtmalık. En büyük sorunu, süresinin gerçekten uzun olması. Aksiyon sahnelerini seven Gore Verbinski elini korkak alıştırmamış bu konuda. The Pirates of the Carribbean ile ustalığını kanıtlamış olan yönetmen, daha önce de birlikte çalıştığı Hans Zimmer’in müziklerinin de katkısı ile tempoyu hep yüksek tutuyor. Kimin kötü olduğu ilk dakikalarda belli olsa da, sonunun ne olacağını bilseniz de, bu keyifli vakit geçirmeyeceğiniz anlamına gelmiyor. Prodüksiyon kalitesi açısından da güzel bir seyirlik sağlıyor, oldukça yüksek bütçeli bir film. Gişe beklentilerini de karşılayamadı bu büyük bütçesi nedeniyle. Geçtiğimiz yıl saç & makyaj ve görsel efektler olmak üzere 2 dalda Oscar adaylığı olduğunu da belirteyim.

Kısaca patlamış mısırınızı alıp, filmin sesini açıp, eğlenceli bir akşam geçirebilirsiniz. Bazen insanın tek istediği pek kafa yormadan başka bir dünyaya ışınlanmak olur ya, öyle akşamlardan birinde doğru seçenek olabilir.

DEĞERLENDİRME
Yazarın Notu
PAYLAŞ
Önceki İçerikTwo Days, One Night
Sonraki İçerikThe Judge
Sinema ve kitap tutkunu bir dijital dünya insanı. Konuşmayı, anlatmayı çok sevdiği için başladığı bloggerlık yolculuğunda sinema maceralarını Tarçınlı Kahve üzerinde paylaşıyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here