Nightcrawler

0
1614

Nightcrawler ya da bizde vizyona girdiği ismiyle Gece Vurgunu, geçmişini bilmediğimiz, hırsızlık ile geçinen ve bir işe ihtiyacı olan aşırı hırslı sosyopat Louis Bloom’un gece haberciliğine soyunmasını anlatıyor. Louis, bir kaza eseri karşılaştığı bağımsız haberciye özeniyor, kamera edinip bir haber yakalamak için polis telsizinin başında pusuya yatıyor. Lou’nun yeni dünyası, ölümlerin beklendiği ve istendiği bir dünya. Olay ne kadar kanlı ve çarpıcı ise, para çarkları o kadar hızlı dönüyor burada. Lou’nun dediği gibi “I’d like to think if you’re seeing me, you’re having the worst day of your life.” Ve bu en kötü günde sizin en kötü halinizi kameraya alabilmek için bir akbaba misali bekliyor haberciler, bu an için yaşıyorlar.

Kendini bu dünyaya adayan Lou başarılı olmak ve daha çok para kazanmak için etik çizgileri hızla yok ediyor ve bundan giderek daha çok keyif alıyor. Haber müdürünün, Lou’nun asistanı Rick’in ve diğer habercilerin yaklaşımları ile film kapsamlı bir medya eleştirisine dönüşüyor. Herkesin derdi kariyer, reyting, para. Nasıl, neden, ne pahasına olduğunun pek önemi yok. Önemli olan haberin sizi ne kadar rahatsız edeceği, ne kadar dikkatinizi çekeceği, kimin öldüğü değil.

Nightcrawler 2014

Nightcrawler, deneyimli senarist Dan Gilroy’un ilk yönetmenlik denemesi ama bu sizi yanılgıya düşürmesin, yılın en iyilerinden de biri. Kült seviyeye ulaşabilecek bir sosyopat yaratıyor iyi bir aksiyon seyri sağlamasının yanında. Temponun teklediği yerler yok değil ancak filmin ikinci yarısında gerilimi yüksek takip sahneleri kendisini affettiriyor. Gilroy’un senaryo kökeni ise karakterin uzun monologlarından kendini belli ediyor, belki karakterleri anlatmak için çok fazla kelime kullanıyor bu nedenle. Yine de radarımıza girmeyi başardığı kesin, ileride daha da iyi filmler yapabileceğinin işaretini veriyor. Takipte kalmak gerek.

Nightcrawler Jake Gyllenhaal 2

Donnie Darko ile hayatımıza giren Jake Gyllenhaal, Zodiac ve Brokeback Mountain gibi filmlerden sonra Prince of Persia’ya kadar düşüp kendisini Hollywood girdaplarında kaybetmişti bir süre. Bu yeteneğin tekrar zor karakterler ve bağımsız filmler ile buluşmasının doğruluğunu ne kadar anlatsam az, filmi izlediğinizde eminim hak vereceksiniz. Kırdığı aynanın elini kesmesiyle soluğu hastanede alacak kadar kendisini karaktere kaptırdığını da söylemeden geçemeyeceğim, verdiği kilolar da cabası. Golden Globe, SAG ve Indipendent Spirit adaylıkları da bunu kanıtlıyor, umarım Oscar listesinde de yerini alır. Rene Russo, Nina karakteri ile Lou’yu izlerken dahi kendinizi güvende hissetmenizi engelliyor. Bir diğer dikkat çekici oyuncu ise vasatın altında biri olan ama fırsat kollayan asistan Rick rolü ile Riz Ahmed. Benim pek gülmeyi başaramadığım ve sevemediğim Four Lions’tan hatırlıyor olabilirsiniz kendisini.

Rahatlıkla bir çok en iyiler listesine girebilecek bir film Nightcrawler, Jake Gyllenhaal ise enfes. Mutlaka izlemenizi öneriyorum, yaşattığı rahatsızlığa değecek bir seyirlik.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here