Jobs

0
837

Steve Jobs’ın çağımızın dahilerinden olduğu bir gerçek. Hayat hikayesi ise, gerçek olduğunu bilmeden bir filmde görsek, yok artık denecek kadar iniş çıkışlarla dolu, film için mükemmel bir malzeme.

Bu nedenle hakkında bir film yapılacağını duyduğum zaman heyecanlandım. Oyuncu seçimi olarak Ashton Kutcher’ı da manalı buldum, çok iyi bir oyuncu olmasa da, kendisi de dijital sektörde girişimci olan Kutcher için bu rolün çok değerli olacağını hissettim, bu nedenle de çaba sarf edeceğini. Bu konuda haklı çıktım, ama ne yazık ki sadece bu konuda.

Bu kadar iyi bir hikaye için yapılan yönetmen seçimi korkunç. Gerçek anlamda sadece Jobs’un ismine güvenerek gişe yapar nasılsa diye bakılmış. Çoğunlukla iyi oyuncularla olan filmlerine rağmen yönetmenin bütün filmlerinin 6 civarı puanda olması, senaristin ilk senaryosu olması beni zaten ürkütmüştü. Bu kadar iyi bir hayat hikayesinden ancak bu kadar zayıf, kötü yönetilen, bağlantıları manasız, gereksiz sahnelerle dolu olan ve işin özünü veremeyen bir film yapılabilirdi! Neden mi?

Öncelikle ilk kısım film ortalamasının üzerinde bir şekilde gidiyor. İlk kısımdaki “Kafası güzel Jobs” sahnesi bir his veremeyen, aslında Jobs ile ilgili biraz daha fikir verebilecekken, kötü yönetim nedeniyle amacına ulaşamamış bir sahne, harcanmış. Okuldaki sahneler ise Jobs hakkında bilgi vermeye çalışırken bir türlü bir mana oluşturamıyor, kısa kısa görünen kaligrafi dersi, bilgisayar dersi, meditasyon grubu derken, sadece arka arkaya konmuş sahneler gibi olmuş. Genel olarak Apple’ın kuruluş aşamasındaki sancıları biraz daha iyi verebiliyor. Jobs’un inatçı ve mükemmeliyetçi yapısı, farklı yerlerden fikirleri bir araya getirmesini göstermek için Kutcher çok uğraşıyor.

Filmin ikinci yarısında ise işler iyice çığrından çıktı. Saçma sapan yakın çekimler, heyecan yaratmaya çalışan ama başaramayan “yürüyen kişiyi takip eden kamera” anları, Jobs ile ilgili en ufak bir his yaratmayan, olayları anlatan sahneler. Bittiği anda, “Lütfen böyle bitirmesinler!” dedirtecek kadar kötü bir son. Filmin sonunda gerçek kişilerin fotoğrafları ile oyuncuları gösteren kısım ise “Bakın çok iyi oyuncu seçtik” der gibiydi.

Senaryosu ve yönetimi ile gerçekten başarısız bir film Jobs, çok ciddi bir hayalkırıklığı oldu benim için. Ashton Kutcher gerçekten çaba sarf etmiş, bence gençlik yıllarına da yakışmış, daha iyi bir senaryo ve yönetmen ile bunu hayatının rolü haline getirebilir, seviye atlayabilirdi, fırsatı kaçırmış.

Sözün özü; bu kadar önemli birinin hayatı ile ilgili film çekiliyorsa, düzgün bir yönetmene ve senariste verilmeli! The Social Network ile bu filmi karşılaştırdığımda Jobs’a hakaret edilmiş gibi hissettim. Hayat hikayesini bilenlerdenseniz, hiç zaman harcamayın derim. Eminim ki ilerleyen yıllarda bu başarısızlığı gören ve doğru kadro ile Jobs hakkında film yapan başka yapımcılar olacak, onları bekleyin. Bir şey kaybetmiş olmazsınız. Jobs’un hayatı ile ilgili fikriniz yoksa, biraz olsun fikir verir ancak Stanford Üniversitesi mezuniyet töreninde yaptığı 10 dakikalık konuşma, bu filmden 10 kat etkili. İzlemeyenler ve bir defa daha izleyip, ilham almak isteyenler için, fragman yerine video izlesinler. İyi seyirler!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here