If Beale Street Could Talk

0
145
If Beale Street Could Talk
Yönetmen: Barry Jenkins | Senaryo: Barry Jenkins, James Baldwin (Kitap) | Oyuncular: KiKi Layne, Stephan James, Regina King | Suç, Dram, Romantik | 2018 | ABD | 119 Dk. | IMDb Puanı: 7.4

2017 yapımı Moonlight ile tanıştığımız Barry Jenkins, hikayelerini seyircilerini renklere batırdığı hisler denizinde yüzdürürken anlatmayı tercih eden bir yönetmen. James Baldwin’in aynı adlı kitabından uyarlarladığı If Beale Street Could Talk ile haksız yere tecavüz ile suçlanan Fonny’nin hikayesini sevgilisi Tish’in gözünden anlatıyor.

If Beale Street Could Talk: Nefrete Karşı Sevgi

Jenkins’in sarı-turuncu tonlamalar ile boyadığı aşk hikayesinde genç sevgililer daha ilk dakikalardan yaşadıkları toprakların adaletsizliğinin girdabına kapılıyor. Filmin ilk karesinde Baldwin’in sözleri ile Jenkins niyetini açıklıyor: bu sadece bir aşk hikayesi değil, bir toplumun yaşadıklarını, onları doğdukları andan itibaren yakalayan haksızlıklara rağmen var eden köklerinin hikayesi. Jenkins’in gücü yapılan haksızlığı anlatırken hikayesinin merkezine nefreti, adaletsizliği değil, saf bir sevgiyi koymasında, bunu yaparken de kıyısında gezdiği melodrama batmamayı başarmasında. Fonny’ye yapılan suçlamaların ardından hamile olduğunu öğrenen Tish ve ailesi, dünyaya gelecek yeni hayattan güçlerini alıp savaşıyorlar. Yaşadığımız Trump dünyasında Jenkins’in nefretin hikayesinde başrolü almasına izin vermemesi ve umuda inatçı bir şekilde tutunması insanın 2 saat boyunca içini ısıtıyor.

Kameranın turuncu filtrelerine kapılıp bunun pembe gözlüklerle yazılmış bir hikaye olduğu düşüncesine kapılmayalım. Acımasız bir dünyada yaşıyoruz ve Tish çevresindeki dünyanın farkında bir genç kadın. Tercihlerini farkındalıkla ama sevgiyle yapıyor. Fonny onu evine çağırdığında da, Fonny’ye oradan çıkacağından emin olduğunu söylediğinde de, bebeğini doğurmaya karar verdiğinde de, tüm tercihlerine içinde büyüdüğü sevgi dolu ailenin izleri sinmiş. Tish’in bu inatçı naifliği de trajik olayın seyircideki etkisinde büyük pay oynuyor.

If Beale Street Could Talk Regina King Kiki Layne

If Beale Street Could Talk: Metne Bağlı Kalırken…

Hikayenin anlatıcısı Tish’e hayat veren KiKi Layne, akıllara kazınacak bir ilk performans sergiliyor. Stephan James‘in Fonny’si ile aralarındaki içtenliği Todd Haynes zarafeti ile ele alıyor If Beale Street Could Talk. Tish’in annesini oynayan ve bu rolü ile Oscar kazanan Regina King de adeta olayın herkeste yarattığı çaresizliği temsil ediyor. If Beale Street Could Talk’un tek sorunu, dertlerini göstermek yerine anlatmayı tercih etmesinde. Jenkins’in Baldwin’in metnine olan sevgisi gözlerini kamaştırmış ve cümlelere kıyamamış sanki. Tüm şiddeti ekranın dışında bırakıp odağını karakterlere verirken, boşlukları doldurduğu dış ses anlatıları filmin en zayıf yanı. Tish’in anlatımı ile seyirciyi Amerika’da yaşayan siyahilerin durumuyla sert bir şekilde yüzleştirmek ve filmden çıkartmak istiyor. Bunu yaparken hikayenin kendisi ile yarattığı etkiyi yıktığının ise farkına varmıyor. Jenkins’in ilham aldığını söylediği şiirselliğin sinemaya akmış hali In the Mood for Love ile aynı lige çıkamamasının en temel sebebi de bu ikili anlatımın filmin akışının yanına tam oturmaması. Bu iyi bir film olduğu gerçeğini değiştirmiyor, o ayrı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here