Harry Lime’ın En Yeni Hayatları ya da Üçüncü Adam’a Övgü | Yazar: Tayfun Pirselimoğlu | Yayınevi: İthaki | Tür: Hikaye | Sayfa:136

Bir sinefil olarak bir filme aşık olmayı, mantık seviyesinden çok ötelerde sevip, takıntı edinmeyi çok iyi anlıyorum. Kitaba olan ilgimin kaynağında yatan sebep doğal olarak aynı deliler kulübüne dahil olmamızdan. Sevgili yönetmen Tayfun Pirselimoğlu’nun The Third Man – Üçüncü Adam filmindeki karakterinin peşi sıra gittiği Harry Lime’ın En Yeni Hayatları ya da Üçüncü Adam’a Övgü adlı öykü kitabı bu üyelik sonucu kendisini okuma listemde buldu.

The Third Man – Üçüncü Adam, Orson Welles ile özdeşleşmiş 1949 yapımı bir Carol Reed filmi. IMDb Top 250 ve Ölmeden Önce İzlemeniz Gereken 100 Film başta olmak üzere pek çok listede denk geleceğiniz bir klasik. İlk defa izleyeli beri zaman geçti ama damağımda kalan hayranlık bu kitabı kütüphaneme dahil etmeme yetmişti. Geçtiğimiz günlerde katıldığım bir analizinde tekrar izlediğimde ve türler arası muhteşemliğine aklım uçtuğunda bir süredir kitaplığımda bekleyen kitap kendisini kollarımda buldu.

Harry Lime’ın En Yeni Hayatları ya da Üçüncü Adam’a Övgü: Bir Karakterin Peşinde

Kitap, Üçüncü Adam Harry Lime’ın farklı maceralarını içeren öykülerden oluşuyor. Sinema tarihinin en iyi kötülerinden biri olan Lime, Welles’in şerefsiz ve sevimli gülüşünün de etkisi ile seyirciler tarafından çok sevilmiş. Bu da film sonrasında maceralarının yazılmasına neden olmuş. Bu hikayelerin bazılarını Orson Welles bizzat kendisi kaleme almış ve sonrasında radyoda seslendirmiş. Pirselimoğlu da Welles’in Kurtz (Karanlığın Yüreği – Joseph Conrad) takıntısına benzettiği bir Lime hastalığı içerisinde bulmuş kendisini. Her gezdiği kentte yanında götürdüğü Harry Lime gölgesi zamanla yaratıcılığı ile birleşiyor. Farklı kentlerin dar sokaklarında, gizli kuytu karanlık köşelerinde umarsızca para peşinde koşan Lime hikayeleri bu “hastalığın” bize armağanı.

Baştan kendisinin de belirttiği gibi, kitaptaki Lime filmdekinden biraz farklı. Filmdeki Lime’dan çok daha sonra öykülerde hayatını devam ettiren karaktere yakın. Bunun belki bir sebebi de filmde Lime’ı oldukça az görmemiz, kitaplarda ise hikayeleri ilk defa onun bakış açısından dinlememizdir. Kahramanımızın çevirdiği karanlık işlerin ilginç hikayelerinden oluşan kitap oldukça akıcı. Dedektiflik hikayesi tadını korusa da pek iyi tarafta olmayan karakterin gözünden olunca eğlenceli bir hal almış. Bazı kalıpları ve klişeleri sık kullanması ve şaşırtıcılığı orta karar hikayeler arada üzse de genel olarak beğendiğimi söylemem gerek. Güzel bir sürpriz olarak kitabın son hikayesi ise Orson Welles’e ait. Pirselimoğlu’nun çevirisini yaptığı hikaye ile Lime’ı kaçtığı başka bir kente yolcu edip, kapağı kapatıyoruz. Yarattığı karakterler ve etki nedeniyle The Third Man filmini bir kaç kez daha takdir etmekten başka çare kalmıyor sonrasında. 

Bu keyifli kitap filmi bilen bilmeyen herkesin keyifle okuyabileceği cinsten. Bilmeyenlerin de kucağına düşüp, sonrasında filmi izlemelerine sebep olmasını da umarak tüm sinefillere tavsiye ediyorum.

SaveSave

DEĞERLENDİRME
Yazarın Notu
PAYLAŞ
Önceki İçerikThe Big Sick
Sonraki İçerikThe Post
Sinema ve kitap tutkunu bir dijital dünya insanı. Konuşmayı, anlatmayı çok sevdiği için başladığı bloggerlık yolculuğunda sinema maceralarını Tarçınlı Kahve üzerinde paylaşıyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here