Elia ile Yolculuk | Yazar: Zülfü Livaneli | Yayınevi: Karakarga | Tür: Anı-Biyografi | Sayfa: 120

Kitapları su gibi akıp giden sevgili Zülfü Livaneli’nin kaleminden bir Elia Kazan hikayesi olan Elia ile Yolculuk, doğal olarak hızla okuma listemde yerini buldu. Şu ana dek beni hayal kırıklığına uğratan kitabı olmayan Livaneli bu defa uzun yıllar dost olma şansını yaşadığı ünlü yönetmen Elia Kazan’ın İstanbul’dan Amerika’ya ve oradan memleketi Kayseri’ye uzanan yolculuğunu anlatıyor. Dostunun yaşadığı siyasi travmalar ve adına yapışan ispiyoncu lekesine inat, Kazan’a dair bir güzelleme.

Elia ile Yolculuk: İthaka’ya Dönüş

Aslen Rum olan Kazan’ın ailesi 4 yaşındayken Amerika’ya göç etmiş ve yönetmene başka bir dünyanın kapılarını açmış. 3 Oscar ödüllü, sinemaya On The Waterfront, East of Eden ve A Streetcar Named Desire gibi şaheserler vermiş yönetmen, McCarthy döneminde sorgulandığında Komünizme yakın iş arkadaşlarının adını verdiği için hayatı boyunca hain olarak kaldı. 99’da aldığı Oscar ödülünde pek çok insanın alkışlamaması gibi olaylar uzun yıllar sonra hala affedilmediğine işaret. Bunları bilen Livaneli ailesinin izinde Kayseri’ye gelen Kazan’ın üzerindeki hüznü ve damgayı hep hissediyor. Kazan’ın yolculuğunu bir affedilme, anneye ve saflığa dönüş olarak yorumluyor. Kendi affediyor, tüm dünyanın da affetmesini diliyor bu kitapla.

Elia ile Yolculuk: Kazan Sineması ile Tanışma

Elia ile Yolculuk’un varlığına çok seviniyorum, eminim ki Livaneli gibi geniş kitlesi olan bir yazarın kaleminden çıkan bu akıcı anlatı pek çok insanı ünlü yönetmen ile tanıştıracak, belki filmlerini izletecek. Livaneli’nin her zaman akan, keyifli ve kolay okunan dilinden hızla bitecek de bir kitap. Referanslarla dolu, Livaneli’yi kıskanmaya itecek kadar çok tanışmak isteyeceğiniz adlarla bezeli. Kanımca tek sorunu son sayfalarında bir cümlede kendisini gösteriyor, Kazan’ın kulağına çok güzel şeyler söylediğini ve hayatı boyunca unutmayacağını söylüyor. Bu cümledeki gibi Kazan ile ilgili hep bir duyguyu, bir içtenliği kendine saklıyor gibi Livaneli. Bir yanı onu herkese anlatmak, onun affedilmesini ve hak ettiği değeri görmesini sağlamak isterken bir yandan da onunla olan içtenliğini kimselerle paylaşmak istemiyor gibi. Her cümlesinden yönetmene olan saygısı ve sevgisi belli olsa da kitaptaki hislerin okuyucuya geçmesinde bu kayırma etkili oluyor. Bu etki kitabın muhteşem olmasına engel olsa da hem Türkiye, hem Elia Kazan hem de Livaneli’nin hayatından pek çok ilgi çekici anektod ve anı kitabı önermeden geçemememe sebep.

SaveSave

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here