Toni Erdmann

0
616
Film Ekimi’nde izlediğim bu ilginç Alman komedisi, komik bir babanın mizah duygusunu yitirdiğine inandığı kızı ile iletişim kurma çabasını anlatıyor. 163 dakikalık bu uğraş esnasında da bize en garip ve içten komedilerden birini yaşatıyor.

İşkolik kızını sürpriz bir şekilde ziyaret eden ve ziyareti boyunca onun duygulardan uzak dünyasına uyum sağlayamayan Winfried’in garip yan karakteri Toni Erdmann ile ortaya çıkarak film boyunca hem seyirciye günümüz dünyasının ve iş hayatının absürtlüklerine dikkat çekiyor. Öyle bir noktada ki, pek çok anda film Toni Erdmann’ın mı yoksa kızı Ines’in hırslar yüzünden çığrından çıkmış dünyasının mı daha saçma olduğunu sorgulatıyor. Tek başına yaşayan ve hırslı kadın klişesinin yavaş yavaş içini dolduruyor ve Ines’i tekrar hissetmeye çağırıyor. Başta seyircinin çıldırmış olduğuna inandığı Winfried’in aslında belki de film içerisindeki tek aklı başında olan insan olduğu hissi ile bitirmeyi başarıyor.

Maren Ade tarafından yönetilen film Cannes Film Festivali’nde çok konuşulmuş ve FIPRESCI ödülü ile ayrılmıştı. Aynı zamanda Almanya’nın Oscar’a gönderdiği film oldu. Seyir boyınca aralıksız bir güldürüden ziyade, hüzünden kahkahaya geçişler ile en sonunda iki anlamda da zirveye tırmanıyor. Güldüğünü mü ağladığını bilemediğin noktada tamamlıyor. Benim gibi cıvık komediler ile pek arası olmayan biri için biçilmiş kaftan! Film Ekimi’nde izlediğim filmler içerisinde en çok aklımda kalan ve bana dokunan film olduğu için, önermeden geçemeyeceğim.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here