The Bride of Frankenstein

0
395

Frankenstein’ı izlememiş olsam da, nasılsa hikayeyi biliyorum diyip bu filmi izledim, pişman değilim. Zaten arkasından hızlıca Frankenstein’ı da izleyerek, eksik parçaları da tamamladım.

Film ilk filmde kasaba ahalisi tarafından yakılarak kurtulunmaya çalışılan Frankenstein’ın kaçması ve kendisine bir arkadaş edinme çabasını konu alıyor. Yavaş yavaş konuşmaya da başlayan korkutucu canavarımıza biraz daha sempati besliyor, giderek daha fazla empati kuruyoruz. Özellikle kör adam ile kurduğu arkadaşlık bozulmasın istiyor insan.

Genel olarak filmde, canavara daha fazla odaklanarak, onun hislerini ön plana çıkarıyor. İlk filmde yaşam yaratmayı ve yapılan işin sonuçlarını daha fazla sorgularken, bu filmde yaratma kısmını kabullenip, yaratılan ile empati üzerine ilerliyor. Canavarı daha bilinçli, daha amaca yönelik hareket ederken görüyoruz, yani öğrenebilen, gelişebilen bir yapısı olduğunun üzerine bastırıyor. Bu sayede de devam filmi olma baskısından kurtulup (o zaman şimdiki kadar önyargı yoktur muhtemelen ama yine de beklentilerin yüksek olduğunu düşünürsek), ilk filmin dahi üzerine çıkıyor.

Elsa Lanchester’ın oynadığı sevgili gelinimiz ise bir canavara göre pek güzel. Kostüm partisi için güzel bir seçeneğim daha oldu 🙂

Yapım yılına ve siyah beyaz olmasına rağmen çok keyifli, zamanının ötesinde bir film. İlham kaynağı olmuş filmleri izlemek bana ayrı bir keyif veriyor. Korku gecesi yapıp, arka arkaya izlenesi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here