Sinemada Neler Var? | Eylül 2015

0
384

Yine istemeden verdiğim bir aranın ardından güzel bir takvim ile buralardayım. Bu ay ilgi çeken filmler olsa da beni inanılmaz heyecanlandıran, gün saydıracak bir film yok ama nasılsa önümüzde güzel aylar var, o yüzden sorun da yok. Burada bu ay vizyona çıkan tüm filmler yerine benim kendim için hazırladığım bir izlenecekler listesi paylaşıyorum sizlerle, tam vizyon takvimi değil. Eylül ayı içerisinde neler izlemek gerek, vizyonda kayda değer neler var? sorusunun Helin’ce cevapları için buyrunuz:

04 Eylül

Minions

Aldığı ortalama eleştiriler tabii ki en salak ve en tatlı animasyon karakterlerinden olan Minion’ları izlememe engel olmayacak. Kendimi şeker komasına sokmama da… ama bu aramızda kalsın 😉

11 Eylül

Ricki and the Flash 

Rocker Meryl Streep. Bence yeterli sebep olarak.

Before We Go

Çünkü bir süredir güzel bir romantik komedi izlemedim ve yakışıklı Captain America’mız Chris Evans filmde oynamakla yetinmemiş, yönetmiş de. Bir şans vermek gerektiğine inanıyorum.

Everything Will Be Fine

Wim Wenders’ı, acı çeken ve geçmişiyle barışma ihtiyacı duyan karakterlerini severim. James Franco’dan pek emin olamasam da bir şans vermeyi düşünüyorum ama sinemada mı olur emin değilim.

The Visit

Shyamalan‘ın beni gerçekten etkileyen tek filmi The Village idi ve nedense inatla tekrar beni yakalar umudu ile izlemeye devam ediyorum. Az sayıda izlediğim korku/gerilim filmleri arasına alabilirim bu yıl, tabii izlemek için mutlaka arkadaş bulmam gerekli. Nedenini açmayalım şimdi hala daha yeni The Conjuring’i izledim, yaram taze.

Mr. Holmes

Sherlock Holmes öyle zengin bir karakter ki, bir çok farklı oyuncu tarafından oynandı ve her birinde bambaşka bir Holmes çıktı karşımıza. Açıkçası hem Benedict Cumberbatch’in Sherlock’una hem de Robert Downey Jr.’ın Sherlock Holmes’unu seviyorum, (Benedict biraz daha fazla olabilir tabi). Bu zengin karakteri neden bir de Ian Gandalf McKellen’den izlemeyelim ki? Holmes’un yaşlılığına dair bu film Sherlock dünyasını biraz daha zenginleştirmek için dahi izlenir.

18 Eylül

Sicario

Son bir kaç yıldır filmleri ile fenomene dönüşmekte olan Denis Villeneuve‘ün son filmi Sicario hakkında genel yorumlar iyi görünmekte yine. Bu yıl üzerine konuştuğumuz filmlerden olacak gibi, bu nedenle şimdiden izlemekte fayda var. 

Everest

Sende bu kadro olmasa, ilgimi çekmen çok zordu ey Everest. Son yıllarda çok iyi seçimler yapan Jake Gyllenhaal ilgimi çekmek için yeterliyken Kiera Knightley, Robin Wright gibi isimleri görünce meraklanmamam mümkün değil tabi. Umarım aksiyon klişelerinden uzak, karakter dramasına yakın bir filmdir diyorum sadece çünkü biliyorum ki Jake Gyllenhaal’ı izlemeye doyulmuyor o zaman.

25 Eylül

The Little Prince

İyi bir uyarlama hissi verdiği için izlemek gerektiğine inanıyorum. En kötü çok sevgili hikayeyi bir kere daha hatırlamış oluruz ve bir kere daha okumaya teşvik eder.

The Intern

Eğlencelik, çıtır çerez niyetine. Anne Hathaway & Robert de Niro’yu bir araya getiren Nancy Meyers hatrına. Çok beklentim yok bir kaç kahkahadan başka.

PAYLAŞ
Önceki İçerikWes Craven Hayatını Kaybetti
Sonraki İçerikSherlock Christmas Özel Bölüm Geliyor!
Sinema ve kitap tutkunu bir dijital dünya insanı. Konuşmayı, anlatmayı çok sevdiği için başladığı bloggerlık yolculuğunda sinema maceralarını Tarçınlı Kahve üzerinde paylaşıyor.

CEVAP VER