Jackie

0
576

Jackie, 1963’te ABD Başkanı John F. Kennedy’nin suikastı sonrasındaki günlere ve eşi Jackie Kennedy’nin yas dönemine odaklanıyor.

Bu yıl Neruda ile birlikte iki biyografi ile karşımıza çıkan Şili’li yetenekli yönetmen Pablo Larraín, Jackie’nin dünyasını anlatırken farklı zamanlara sıçramalar ile hem suikast öncesinden detayları hem de suikast anı ve sonrasındaki zor kararları filmde verebilmeyi başarıyor. Film gayet akıcı ve etkileyici ilerlese de Jackie’nin maskesini kaldırıp yaşadığı olayın tüm dehşetini gözler önüne serdiği sahneler dışında karakter ile bağ kuramaması hem artısı hem de eksisi oluyor. Neyin rol neyin gerçek olduğunu kendisi dahi unutan bir karakteri oynarken Natalie Portman‘ın seyirciyi karakterden yabancılaştırdığı anlar filmi klasik bir biyografiden uzaklaştırırken empati kurmayı ve özdeşleşmeyi de zorlaştırıyor. Paylaştığı detayların pek çoğunun yazılmasına izin vermeyen, duman üflediği esnada “Ben sigara içmiyorum ki” diyebilen Jackie’nin cenaze planlamasından yazılanların kontrolüne algı yönetiminde ne kadar usta olduğunu da gözler önüne seriyor. Kendini ikonlaştırmayı bilmiş bir kadının yaşadığı travma, kaybettiği çocuklarının sızlayan yaraları, şana düşkünlüğü ve itirafları kolay yutulur bir film çıkarmıyor karşımıza.

Stephane Fontaine‘in renk değişimleri ve yakın çekimleri ile Jackie’nin katastrofik anları ile ihtişamlı Camelot dönemini harika yansıtıyor. Suikast ile özdeşleşen ve eşinin kanına bulanmış pembe kıyafetini çıkarmayı reddeden Jackie’nin anları kıyafetler ile tanımlayışı çocuklarının tepkilerinde dahi görmek mümkün. Böyle iken Madeline Fontaine‘in titiz çalışması sayesine moda ikonu First Lady’nin muhteşem gardrobunun hakkı verilmesi sevindirici. Filmde Portman’dan sonra Bobby Kennedy rolü ile Peter Sarsgaard ve peder olarak John Hurt öne çıkarken, tanımam zaman alan Greta Gerwig tarihi dokunun içerisinde resmen erimiş.

Jackie, ünlü First Lady’nin travmasının etkisini hafızalara kazıyan, Larrain’in usta yönetimi ile neredeyse bir gerilim filmine dönüşen farklı bir biyografi. Black Swan ile karşılaştırdığımızda Portman’ın en iyi oyunculuğu olmasa da, tarihe farklı bir bakış atmak için dahi izlenmeli. İzleyin ve siz karar verin, gazetelerde okuduğumuz masallar, yanımızdaki insanlardan daha mı gerçek?

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here