Grave of the Fireflies

0
413

Grave of the Fireflies bunca zamandır neden izlenecekler listemde değilmiş diye şaşırdığım bir film, nasıl olmuşsa atlamışım, listemde bile yoktu, şans eseri denk geldim ve izledim. Uzun zaman etkisi silinmeyecek filmlerden. Hem de bir Studio Ghibli filmi olmasından kaliteli anime kokusunun burnumuza gelmiş olması gerekiyor, güzel olacağından şüphe duymaya gerek yok 🙂

Film, 2. Dünya Savaşı’nda hayatta kalmaya çalışan iki kardeşi anlatıyor. Bu kardeşlerden biri biraz daha büyük olan abi Seita, biri ise küçük bir kız çocuğu olan Setsuko. Aslında daha filmin başında filmin sonunu söyleyenlerden, ancak biraz da gizliyor, nasıl oraya geldiğini, merakı koruyor.

Filmin başında daha ailesiz kalan çocukların ümitle bekledikleri babalarından haber gelmeyeceğini havasından seziyorsunuz zaten. Sonrasında ise ergenlik çağındaki bir çocuğun tepkileri ve vicdansız ailelerin sonucunda, tek başlarına hayatta kalmaya çalışıyorlar. Gerçek bir hikayeden esinlenmiş film, ancak tamamen bağlı kalmamış hikayeye, spoiler olmasın diye detayını söylemek istemiyorum 🙂

İzleyenlerin benimle aynı görüşü paylaşacağına inandığım nokta; filmin en önemli silahı Setsuko karakteri. Karakter gerçekten o kadar 4 yaşında ki, sevmemek elde değil, sonra da kendi kardeşinmiş gibi benimsememek. Her ne kadar Burcu, Setsuko’ya olan hayranlığımı küçük kız karakterlerine olan zaafıma bağlasa da, ben bu karakterin yaratılmış en iyi çocuk karakterlerden biri olduğuna inanıyorum. Özellikle bu, savaştan kaçtıktan sonra abisi tarafından yaralanan bir yeri olup olmadığı sorulduğunda, terliğini kaybetmesine üzülmesinde insanın kalbine dokunacak derecede görülüyor.

Aynı zamanda savaşın çocuklar üzerindeki etkisini, kardeşini sırtlamaya çalışan bir abinin yaşadığı trajediyi ve psikolojisini çok güzel gösteren bu filmi izleyip de ağlamayanlar gözüme gözükmesin. Ben saklamaya çalışa çalışa sessizce süzdürdüğüm gözyaşlarımı en sonunda dayanamayıp hüngür hüngür saldım, pişman değilim, yine izlersem yine yaparım. Kesin.

Biraz üzüleceğiniz kesin ama filmi izledikten sonra çevrenize bakışınızın değişeceği de bir o kadar öyle. Çok keyifli bir akşamda değil de, yağmur, battaniye ve kahve eşliğinde 1 doz alınması önerilir. (Yağmur sesinden ağladığınızı çaktırmayabilirsiniz bile)

Sinefillere Not: Gerçek hayatta hikayenin böyle bitmediğini, daha acımasız olduğunu biliyorum, ben sevginin böyle bir şey olduğuna inanmaya devam etmek istiyorum. 1, 2, 3, Tıp.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here