Carol

0
671

İki kadının 1950’lerin imkansız dünyasında geçen aşk hikayesini anlatan Carol, Patricia Highsmith’in otobiyografik romanı The Price of Salt’un uyarlaması. Filme adını veren Carol, saplantılı kocasından kurtulmanın eşiğinde boşanma sürecinde orta yaşlarda bir kadın. Fotoğrafçı olmak isteyen tezgahtar Therese ise henüz kendisini keşfetme aşamasında genç bir kız. Aralarındaki manyetik aşka daha ilk bakıştan kaptırmamak çok zor. Carol’un unuttuğu(?) eldivenler ile başlayan hikayeleri Carol’ın kızının velayetini almasına engel olan kocası nedeniyle karışıyor.

carol_thereseBir anda alev alan, umarsız bir aşkı anlatmıyor Haynes bize. Tutku dolu olduğu kadar çekingen, naif; duygular ince ince işleniyor. Aralarındaki çekim inanılmaz olsa da çok kırılgan ve saf bir aşk Therese’in dünyasında yaşadığımız, acele sevişmelerin dünyası değil. Her şey öylesine derinlerde ki, bir omuza dokunuşta nefesinizi tutuyorsunuz, başka bir bakışta burnunuzun direği sızlıyor. Therese’in kamerasında olduğu gibi birbirlerinden başka her şey bulanık bu dünyada. Her karesi şiir gibi, Cate Blanchett ise enfes. Blanchett’e Therese’in gözünden bir defa daha aşık olmamak mümkün değil. 50’ler bu kadar mı yakışır bir kadına! Rooney Mara’nın da hakkını verdiği oyunculuk ile muhteşem bir ikili oluyorlar ama bence bu filmin yıldızı Blanchett.

Todd Haynes’in muhteşem bir iş çıkardığını söylememe gerek yok, atmosfer, renkler, müzikler her şey baş döndürücü. Carter Burwell’in müzikleri hikayeyi öylesine taşıyor ki, hüzün sanki ekrandan taşıyor.

Carol benim için 2015’in en iyi filmi. Kalbim paramparça, gözümün önünden gitmeyen muhteşem sahneler ile çıktım filmden. Aynı hisleri tekrar yaşamak için ise Burwell’in bir kaç notası yetiyor ne kadar zaman geçse de, etkisi her zaman kalbin bir köşesinde kalanlardan.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here