10 Cloverfield Lane

0
457

İzledikten sonra 2008 yapımı Cloverfield filminin devamı olduğunu öğrendiğim 10 Cloverfield Lane, klostrofobik bir gerilim – bilim kurgu filmi. Araba kazası geçirdikten sonra kendisini 2 adam ile birlikte yer altında bir sığınakta zincirli olarak bulan Michelle’in kaçırılıp kaçırılmadığını ve dışarıda neler olduğunu anlamaya çalışmasını anlatıyor.

İçerisinde neredeyse 2 farklı film barındıran 10 Cloverfield Lane, kesinlikle alışılmış bir devam filmi değil, aynı evrende geçse de bir “found footage” buluntu görüntü filmi olan (amatör çekilmiş, sonradan bulunan görüntülerden oluşan) Cloverfield’den başka bir hikayeyi anlatıyor. Filmin en güçlü yanı gerilimi film boyunca ayakta tutabilmesi. Yönetmen Dan Trachtenberg ilk uzun metrajı olmasına rağmen bilgi aralığını sürekli değiştirip izleyici ile oynamayı biliyor, filmin gerilimini dışarıda ne olduğu sürprizine bağlamıyor, tüm zamanı dolu dolu kullanıyor. Dar alanlar ile sıcak ev ortamı ve beton bir sığınak odası gibi tezat öğelerin seyircide yaratacağı etkiyi azami seviyede kullanıp, sığınakta sıkışmış karakterlerin klostrofobik dünyasını ve aralarındaki gerilimi çok iyi yansıtıyor. Son 20 dakikada bambaşka bir filme dönüşmesine ve ilk 80 dakika kadar iyi olmamasına rağmen kendisini aksiyona kaptırıp karakterin psikolojini unutmayarak görece kabul edilebilir bir bağ kuruyor serinin diğer filmi ile. Sonunu Trachtenberg kotarsa da bu zorlama bağ için aralarında La La Land’in yönetmeni Damien Chazelle’in de bulunduğu senaristleri suçlayabiliriz gibi görünüyor.

Filmi oyunculuk ve gerilim açısından yukarı taşıyan Scott Pilgrim vs. the World‘den hatırlayabileceğiniz Mary Elizabeth Winstead ve filmin en katmanlı karakteri olan Howard ile John Goodman. Yerin altında Goodman ve Winstead’e eşlik eden The Newsroom‘un Jim Harper’ı John Gallagher Jr. görece mütevazı ama yerli yerinde oyunculuğu ile kaliteyi koruyor.

Keyifle izlediğim 10 Cloverfield Lane ile Dan Trachtenberg kapalı alanı çok iyi kullanan bir psikolojik gerilime imza atmış. Son 20 dakikası zorlama hissetirse de ilk filme merak uyandıran, devam filmi açısından cesur davranıp bambaşka, yine de kaliteli bir tür filmi yaratan film 2016’nın iyilerinden, Goodman’ın usta oyunu için dahi gerilim severlere önerilir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here